31 Temmuz 2015 Cuma
 
Ana Sayfa Yazarlar HALİL SAVDA
19 Temmuz 2013 Cuma
HALİL SAVDA
halilsavda@gmail.com

Taraflar çözüm istiyor mu?

Önemle iki noktaya işaret etmek lazım. 1-) meclis tatile girdiği için hükümetin demokratikleşme paketi açıklaması ertelenmiş oldu.

Bu elbet bir eleştiriyi gerekli kılıyor.
PKK silahlı güçlerini geri çekmesine rağmen AKP Hükümeti çözüm paketini meclise getirmedi.
Bu durum Kürt tarafının endişelerini arttırıyor. Bu endişeler nedeniyle barış sürecinin sekteye uğramasından korkuluyor. Bu korku ve endişe Kürt gençlerinin Cizre’de, Lice’de asayiş güçleri adı altında şehir merkezinde kimlik kontrolü yapmasına ve askeri merasimler düzenlemesine yol açıyor.
Bu fotoğraf neyi gösteriyor?
Elbette çözümü değil, çözümsüzlüğü.
Peki gerçekten böyle mi?
Kanımca değil.
Bu böyle değilse herşey yolunda mı, taraflar önlerindeki ödevleri yapıyorlar mı?
Hayır.
Çok kritik bir süreçteyiz. Kritik bir süreçteyiz diyorum, çünkü hükümetin kararsız ve programsız davranması nedeniyle PKK geri çekilme konusunda 5 Haziran tarihinden bu yana frene basmış durumda.
Neden mi?
Öcalan’ın “silahlı mücadele dönemi bitmiştir” açıklamasından bu yana Kürt tarafı iki kritik karar aldı. İlki kalıcı ateşkes ve silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesi, ikincisi ise esir aldığı askerleri serbest bırakması. Bunları uyguladı. Sıra hükümetin açıklaması gereken çözüm paketi ve bunun uygulanmasındadır. Ancak hükümet bu konuda hem hazırlıksız, hem de isteksiz göründü. Hatta Taksim’de, Lice’de görüldüğü gibi demokratik, sivil gösteri yapan insanların üzerine Toma’larla, gaz bombalarıyla ve ateşli silah ile ateş açıldı. Birçok kişi öldürüldü. Yüzlerce kişi yaralandı. Diyarbakır’da hükümetin adım atması için BDP’nin yaptığı “adım at” yürüyüşüne polis gaz bombalarıyla müdahale etti.
Buna rağmen Kürt tarafı sağduyusunu korumaya devam etti. “Vuruşa vuruşa” çözümün sağlanmadığı ortada. 21 Mart’tan bu yana sürmekte olan ateşkes ve barış ortamında hükümetin demokratikleşme adımları atmadığı da bir gerçek.
AKP bunu hep yapıyor.
2007 yılında da benzer bir süreç başlatılmış, ancak hükümet ardından KCK operasyonları denilen Kürt siyasetine yönelik tutuklama furyası başlatmıştı. Askeri operasyonları arttırmıştı ve başbakanın dili milliyetçileşmişti. Hükümet bunu yaparken seçim hesaplarını bahane etmişti ve çözümsüzlükte ısrar edenlerin tasfiyesi olarak açıklamıştı. Bunun böyle olmadığı sonradan anlaşıldı.
Şimdi kimi hükümet çevreleri diyorlar ki “siz birinci aşamayı çıktınız mı ki, iktidardan çözüm paketi bekliyorsunuz?”
Evet birinci aşama çıkıldı. Küt tarafının çabası ile 21 Mart’tan bu yana çatışmaları yok. Birçok silahlı grup sınır dışına çekildi.
Bu süreç böyle tek taraflı yürür mü?
Yürümez.
Silahlı güçleri mücadelenin temeli ve varlık nedeni olarak gören bir hareketten böyle bir şey beklemek gerçekçi de değil. Daha başından böyle bir şeyin konuşulmadığı da anlaşılıyor. Siyasetçileri cezaevinde tutarak bunun ilerleyemeyeceği ve silahları devre dışı bırakmayacağı açık. Hükümet çözüm paketi açıklamadan ve çözüme dair önemli adımlar atmadan silahsızlanmanın devamı gelmez.
PKK yönetimindeki değişimin Kürt tarafının isteksiz olması nedeniyle Öcalan tarafından yapıldığını söyleyenler var.
Yanılıyorlar.
Yanılıyorlar çünkü çözüm sürecini bu yönetim idare etti ve yönetti. Onlar Öcalan ile hemfikir olmasalardı bu süreç başlamazdı.
Çüzüm ortak kararlaşma ister. Bir taraftan beklemek doğru değil. Hükümetin samimiyetini göstermesinin zamanı. Hükümetin rahatlığı ve sorumsuzluğu sürece zarar verecek boyutlarda. Bu nedenle Karayılan “önümüzdeki bir hafta önemli” dedi.
Patron benim havasında bir başbakan ile sürecin kesintiye uğrama ihtimali yüksek. Şov ve görüntüyü kurtarma mealindeki davranışlarla süreç zarar görür.
Birkaç yıl önce Habur’daki sürece hükümet sahip çıkmayınca boşa çıkmıştı. Sürecin başarısız olmasının nedeni hükümetin sürece sahip çıkmamasıydı. Bu herşeyi mahvetmişti. O gün gelişen milliyetçi tepkiler karşısında “oy kaybederim” kaygılarıyla geri adım attı. Oslo görüşmelerinin servis edilmesi süreci tümü ile dinamit konuldu.
Ardından ne oldu? İkibin insan hayatını kaybetti. Binlerce siyasetçi hapse atıldı. OHAL dönemini aratmayan baskılar geldi.
Hükümet bir kere daha aynı tavrı sergiliyor. Yine seçim hesapları yapıyor. Bir başka hesapları da var ki o da Öcalan ve örgütünü karşı karşıya getirmek.
Öcalan, PKK ve Kürt halkı buna izin vermezler. Çözüm sürecinin başarısı siyasetin önünün açılması ile mümkün. Bunun için seçim barajının düşürülmesi ve yarışın adil olması için seçim kanununun değişmesi lazım. Yine yıllardır cezaevinde tutulan milletvekillerinin ve seçilmişlerin serbest bırakılması gerekiyor. Bunu yapacak olanda Başbakan, engelleyecek olan da o.
Bu nedenle herşey Başbakan ve hükümetinin elindedir.
Çözüm sürecinin başarısı da başarısızlığı da onun sergileyeceği tutumda saklı.
Top başbakan ve hükümetin ayağında.



2676
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18

Yazarın Diğer Yazıları

Suruç’ta hedefte Yüksekdağ var mıydı?

HDP izlemekten yorulmadı mı?

Herkes farklı, herkes eşit

Unutursak, biz olmayız...

Til Abyad’dan sonra Ankara yol ayrımında

Koalisyon pazarlıkları ve Karayılan’ın uyarısı

Türkiye’de siyaset yine kaynıyor!

HDP hala kritik eşikte

Birlik ve ayrılık bıçak sırtı

HDP bıçak sırtında

HDP’den askerlik formülü

AKP’nin seçim planı

Bugün soykırım var!

Yeni Türkiye sözleşmesi!

8 Haziran sabahı; kaos mu, barış mı?

Çözüm süreci bitti mi?

AK Saray’da Kürt barağı olsa...

AKP’de dağılma sinyali

Maxmur'da iki gün

AKP’nin çözüm darbesi!

Öcalan İmralı’ya nasıl konuldu?

AKP seçime bağımsız adaylarla mı girecek?

Kobanê’nin başarı hikayesi

Cizre’deki cinayete tanıklık ettim!

Cizre’de Kürtler çok başlı!

Je Suis Charlie

Gerçeklerin üstü örtülerek çözüm sağlanmaz

Roboskî'de Yazdık

Mangırlı Ahmet dönemi

Biri idam sehpasında gitti, öbürü cezaevinde

Çözüm ve üçüncü göz

Batı karşıtı bir Erdoğan ile çözüm olur mu?

Hükümet aydını

Erdoğan'la çözüm kör kuyuda olmak gibi

Mavi bisikletli Gazeteci: Kadri Bağdu

Kobanê'de güçler savaşı

PKK, ABD ve Erdoğan

Muktedirin kuraklığı

ABD’nin IŞİD stratejisi ve başarı olanakları

Şengal’den göç -II-

Şengal göçü ve özgür yaşam alanları

Barışa giden yol Heykel’de…

Yeni güç ilişkileri

Şengal’in yakarışı

2.Tur ve ehven-i şer hesapları

Oyum Ekmeleddin’e diyenlere

IŞİD’le dans mı, Kürtlerle barış mı?

Kürdistan sorunu ve devlet olmak

‘Terörist örgüt’ PKK!

Müzakerelerin ikinci aşamasına geçiliyor