24 Nisan 2014 Perşembe
 
Ana Sayfa Yazarlar HALİL SAVDA
19 Temmuz 2013 Cuma
HALİL SAVDA
halilsavda@gmail.com

Taraflar çözüm istiyor mu?

Önemle iki noktaya işaret etmek lazım. 1-) meclis tatile girdiği için hükümetin demokratikleşme paketi açıklaması ertelenmiş oldu.

Bu elbet bir eleştiriyi gerekli kılıyor.
PKK silahlı güçlerini geri çekmesine rağmen AKP Hükümeti çözüm paketini meclise getirmedi.
Bu durum Kürt tarafının endişelerini arttırıyor. Bu endişeler nedeniyle barış sürecinin sekteye uğramasından korkuluyor. Bu korku ve endişe Kürt gençlerinin Cizre’de, Lice’de asayiş güçleri adı altında şehir merkezinde kimlik kontrolü yapmasına ve askeri merasimler düzenlemesine yol açıyor.
Bu fotoğraf neyi gösteriyor?
Elbette çözümü değil, çözümsüzlüğü.
Peki gerçekten böyle mi?
Kanımca değil.
Bu böyle değilse herşey yolunda mı, taraflar önlerindeki ödevleri yapıyorlar mı?
Hayır.
Çok kritik bir süreçteyiz. Kritik bir süreçteyiz diyorum, çünkü hükümetin kararsız ve programsız davranması nedeniyle PKK geri çekilme konusunda 5 Haziran tarihinden bu yana frene basmış durumda.
Neden mi?
Öcalan’ın “silahlı mücadele dönemi bitmiştir” açıklamasından bu yana Kürt tarafı iki kritik karar aldı. İlki kalıcı ateşkes ve silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesi, ikincisi ise esir aldığı askerleri serbest bırakması. Bunları uyguladı. Sıra hükümetin açıklaması gereken çözüm paketi ve bunun uygulanmasındadır. Ancak hükümet bu konuda hem hazırlıksız, hem de isteksiz göründü. Hatta Taksim’de, Lice’de görüldüğü gibi demokratik, sivil gösteri yapan insanların üzerine Toma’larla, gaz bombalarıyla ve ateşli silah ile ateş açıldı. Birçok kişi öldürüldü. Yüzlerce kişi yaralandı. Diyarbakır’da hükümetin adım atması için BDP’nin yaptığı “adım at” yürüyüşüne polis gaz bombalarıyla müdahale etti.
Buna rağmen Kürt tarafı sağduyusunu korumaya devam etti. “Vuruşa vuruşa” çözümün sağlanmadığı ortada. 21 Mart’tan bu yana sürmekte olan ateşkes ve barış ortamında hükümetin demokratikleşme adımları atmadığı da bir gerçek.
AKP bunu hep yapıyor.
2007 yılında da benzer bir süreç başlatılmış, ancak hükümet ardından KCK operasyonları denilen Kürt siyasetine yönelik tutuklama furyası başlatmıştı. Askeri operasyonları arttırmıştı ve başbakanın dili milliyetçileşmişti. Hükümet bunu yaparken seçim hesaplarını bahane etmişti ve çözümsüzlükte ısrar edenlerin tasfiyesi olarak açıklamıştı. Bunun böyle olmadığı sonradan anlaşıldı.
Şimdi kimi hükümet çevreleri diyorlar ki “siz birinci aşamayı çıktınız mı ki, iktidardan çözüm paketi bekliyorsunuz?”
Evet birinci aşama çıkıldı. Küt tarafının çabası ile 21 Mart’tan bu yana çatışmaları yok. Birçok silahlı grup sınır dışına çekildi.
Bu süreç böyle tek taraflı yürür mü?
Yürümez.
Silahlı güçleri mücadelenin temeli ve varlık nedeni olarak gören bir hareketten böyle bir şey beklemek gerçekçi de değil. Daha başından böyle bir şeyin konuşulmadığı da anlaşılıyor. Siyasetçileri cezaevinde tutarak bunun ilerleyemeyeceği ve silahları devre dışı bırakmayacağı açık. Hükümet çözüm paketi açıklamadan ve çözüme dair önemli adımlar atmadan silahsızlanmanın devamı gelmez.
PKK yönetimindeki değişimin Kürt tarafının isteksiz olması nedeniyle Öcalan tarafından yapıldığını söyleyenler var.
Yanılıyorlar.
Yanılıyorlar çünkü çözüm sürecini bu yönetim idare etti ve yönetti. Onlar Öcalan ile hemfikir olmasalardı bu süreç başlamazdı.
Çüzüm ortak kararlaşma ister. Bir taraftan beklemek doğru değil. Hükümetin samimiyetini göstermesinin zamanı. Hükümetin rahatlığı ve sorumsuzluğu sürece zarar verecek boyutlarda. Bu nedenle Karayılan “önümüzdeki bir hafta önemli” dedi.
Patron benim havasında bir başbakan ile sürecin kesintiye uğrama ihtimali yüksek. Şov ve görüntüyü kurtarma mealindeki davranışlarla süreç zarar görür.
Birkaç yıl önce Habur’daki sürece hükümet sahip çıkmayınca boşa çıkmıştı. Sürecin başarısız olmasının nedeni hükümetin sürece sahip çıkmamasıydı. Bu herşeyi mahvetmişti. O gün gelişen milliyetçi tepkiler karşısında “oy kaybederim” kaygılarıyla geri adım attı. Oslo görüşmelerinin servis edilmesi süreci tümü ile dinamit konuldu.
Ardından ne oldu? İkibin insan hayatını kaybetti. Binlerce siyasetçi hapse atıldı. OHAL dönemini aratmayan baskılar geldi.
Hükümet bir kere daha aynı tavrı sergiliyor. Yine seçim hesapları yapıyor. Bir başka hesapları da var ki o da Öcalan ve örgütünü karşı karşıya getirmek.
Öcalan, PKK ve Kürt halkı buna izin vermezler. Çözüm sürecinin başarısı siyasetin önünün açılması ile mümkün. Bunun için seçim barajının düşürülmesi ve yarışın adil olması için seçim kanununun değişmesi lazım. Yine yıllardır cezaevinde tutulan milletvekillerinin ve seçilmişlerin serbest bırakılması gerekiyor. Bunu yapacak olanda Başbakan, engelleyecek olan da o.
Bu nedenle herşey Başbakan ve hükümetinin elindedir.
Çözüm sürecinin başarısı da başarısızlığı da onun sergileyeceği tutumda saklı.
Top başbakan ve hükümetin ayağında.



1854
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazı Boyutu:12 14 16 18

Yazarın Diğer Yazıları

Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı ve yeni fırsatlar

HDP ile tamam mı devam mı?

Ne AKP’ye mahkumiyet ne CHP’ye mecburiyet

Amed Newrozu’nda Öcalan

Rusya yeniden sahnede

Murat’la gülümseyebilmek

‘Rehine’ alınmış bir barıştan özgür Öcalan’a

İmralı’da kurulan masa dağılıyor mu?

Ayşe Kulin ve Osmanlı dedesi

Ortadoğu inşasında Kürtler

Cenevre 2’de Suriye çözümü olur mu?

Cenevre 2 Konferansı organizasyon komitesine açık mektup

Adalet hükümsüzdür

Umudu Bişeng’te buldum

Roboskî’de 28 Aralık’ta adalet ve vicdan ses verecek

Filler tepişiyor; Erdoğan Gülen savaşı

‘Provokasyon’ diyenler ve ‘Gezi ruhu’

Taylan ve RedHack

‘Askerlikten soğutma’ suçunun bir hükmü kalmamıştır!

Barzani’nin ziyaretinde iki BDP vardı

Roboskî ve Erdoğan’a Amed’de eşlik edenler

Gelsin valin, gelsin copun gelsin kulağın

Size tavsiyem: Askere gitmeyin

Kandil, Öcalan ve Kürtlerin ilişkisi

DUVAR

7. Dublin Platformu’ndayım

Af Örgütü’nün Gezi raporu hakkında...

Barış takipçiliği ve ödül

‘Yeni format’ ve paket

Cunta ve Onur

YÜRÜMEK

Savaşa hayır

Roboskî ve Esma’ya gözyaşı

Arap Bahar’ı ve Mısır

Cenevre 2 savaşları ve Rojava

Kürt-Türk ittifakı ya hiç olmayacak ya da Rojava’da olacak

40 günde 5 insan öldürtünce olacağın...

Askere selam duran devrim!

Ayaklar baş olursa...

Kürt sorununda gelinen yer

Kasımpaşalı Erdoğan’ı istiyorum

Taksim ve bölgesel etkileri!

Sevinç gibi her vurulanla değiştik

Irkçılık ve yok olan Pontus

Gerillanın uzun yürüyüşü

Yeniden kuruluşun XWEDASI...

Yeniden kuruluşta anayasa...

Yeniden kuruluşta Sivil İtaatsizlik...

Yeni Kurucu İrade...

‘Ne Çektin Be Türkiye’